29 Kasım 2014 Cumartesi

Fiti Fiti

     Vuh,göğsüme samur oturduğu gecelerden biri.Facebook ve twittera paylaştıklarınızı en fazla 4 saniye sonra görmüş oluyorum.Bugün bilgisayara baktığım kadar işime gücüme baksam ,hiç bir şey değişmezdi.Erasmustayım ben.Varsın dünya yansın.

     Keşkelerim var.Keşke bir kaç kitap daha getirseydim.Keşke şunu  ben kitap okuyorum diye gözünüze sokmadan söyleme şekli olsaydı.Keşke yaz gelince kışı ,kış gelince yazı yazmayı özlemeseydim.Yine bir ne yazalım düşüncesi aldı beni.Onu ona bırakmayı isterken,kendimi klavyenin başında buluyorum.Kimi kandırıyorum,yaklaşık 4 saattir buradayım.

     Erasmusun o vıcık vıcık merakı,her şeyi göreyim her şeyi yiyeyim dönemi geçtikten sonra keyfi çıkmaya başlıyor.Daha bir rutininizi oturtuyorsunuz,sevdiğiniz ucuz bir pub oluyor mesela.Buradaki adı 77.İçinde ucuz , güzel bira ve poğaçaya benzeyen bir şeyler var.Cennet simülasyonu gibi.İnsan başka ne ister ki.
     
     Ne diyecektim.Ha tek bir karıncanın yalnızlığı, tek bir insanın yalnızlığından daha acıklıdır.Sonunda bunu söyleyeceğim bir yazı yazardım ama cümlenin üstüne yazacaklarıma çok üşendim.Üşenmek kelimesinin ingilizcesi yok bu ara sanırım ,bir kaç kişiye sordum ;tek bir popüler yanıt aldım.Bakalım bir işgüzar bulup da yorum olarak yazacak mı?Yapmayın.Bugün yanılmak istemiyorum.

     Yanılmıyorsam 14 günüm kaldı.Bir yandan neden bulamama rağmen evime dönmek istiyorum.10 gün sonra gitmek isteyeceğimi bile bile.Büyük bir cam kavanozun içine beni ve istediğim 20 şeyi koyarsanız ,size teşekkür ederim,nankörlüğün alemi yok.Ama belli bir süre sonra oradan çıkamazsam yaşam sürem aniden kısalabilir.Bazen doğmadan önce yanlış kurulmuş gibi hissediyorum.Tamam dünya dönsün diye sıkılıyoruz da ,yaşım da geldi artık böyle ergenlikler ayıp oluyor.
Yaptığım en ayıp şeyi düşünüyorum da.İyi ki yaptığım hiç bir şeyden pişmanlık duymam diyecek kadar gerizekalı olmamışım geçmişte bu arada.Ya filmlerden, kitaplardan beylik beylik laflar öğrenip öğrenip,siz kimsiniz, nesiniz ,kimdiniz ,ne oldunuz ,neydiniz,neyse.Buna sonra kızacağım.Bir arkadaşımın babasının kötü bir alışkanlığıyla dalga geçmiştim.Hem de onun fazlasıyla önem verdiği ve neredeyse benim yerime kutladığı doğumgünümde ,onca uğraştığı gece.Günah da mı çıkarmayak?Burası benim.Şunu açın.
   
     Bir şeylerin benim olmasından nefret ederim.Yeterince değerlendirmediğimde insanların uyarmasını,umursamadığımda kınamalarını ve kalbi kırıldığında suçlamalarını sağlıyor.Açık büfe yaşamak en rahatı düşününce.Sevmesen bile yemeğin oraya konuyor olması,yersen yersin,yemezsen israfçı olmazsın.Kimse gözlerini sana dikmez.Bunun dışında ne yapacağımın söylenmesinden nefret ederim, trafik ışıklarına da buradan lanet olsun.




     Lahmacunu bazı yakın akrabalarımdan daha çok özlediğimi söylemiş miydim?Ve hayata şu an bir eklenti yapabilseydim kamuoyu araştırmasında çıkacak 100 popüler şey ve lahmacundan  sonra hayata istatistik eklentisi koymak isterdim.GTA oynayanlar bilir,istatistikler bölümünde kaç polis vurduğunuz,kaç araba patlattığınız,kaç kurşun atıp kaç kız kestiğiniz yazar.Düşünsenize girdiğiniz tuvaletlerin yüzde kaçı alaturkaydı,kaç kere kıskandınız,kaç kere beğenildiniz,kaç poğaça yediniz,yüzde kaçı kaşarlıydı,tanışsanız seveceğiniz kaç insan yanınızdan yürüdü geçti,kaç kere sex yaptınız,hayatınızın toplam kaç dakikası çay içerek geçti,kaç farklı insanla konuştunuz,keşfetmediğiniz kaç ruh eşiniz var,kaçını buldunuz,kaçını başkası sizden önce buldu , sen kaç kere sakinleştirdin,ehlileştirdin ve daha biri sürü şey.

     Ruh eşi demişken hayatımız boyunca bu kadar kısıtlı insan tanırken nasıl bulduğumuz kişinin doğ...Yok hayır.Bu sefer değil.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder