Vuh,göğsüme samur oturduğu gecelerden biri.Facebook ve
twittera paylaştıklarınızı en fazla 4 saniye sonra görmüş oluyorum.Bugün
bilgisayara baktığım kadar işime gücüme baksam ,hiç bir şey
değişmezdi.Erasmustayım ben.Varsın dünya yansın.
Keşkelerim var.Keşke bir kaç kitap daha getirseydim.Keşke
şunu ben kitap okuyorum diye gözünüze
sokmadan söyleme şekli olsaydı.Keşke yaz gelince kışı ,kış gelince yazı yazmayı
özlemeseydim.Yine bir ne yazalım düşüncesi aldı beni.Onu ona bırakmayı
isterken,kendimi klavyenin başında buluyorum.Kimi kandırıyorum,yaklaşık 4
saattir buradayım.
Erasmusun o vıcık vıcık merakı,her şeyi göreyim her şeyi
yiyeyim dönemi geçtikten sonra keyfi çıkmaya başlıyor.Daha bir rutininizi
oturtuyorsunuz,sevdiğiniz ucuz bir pub oluyor mesela.Buradaki adı 77.İçinde
ucuz , güzel bira ve poğaçaya benzeyen bir şeyler var.Cennet simülasyonu gibi.İnsan
başka ne ister ki.
Ne diyecektim.Ha tek bir karıncanın yalnızlığı, tek bir
insanın yalnızlığından daha acıklıdır.Sonunda bunu söyleyeceğim bir yazı
yazardım ama cümlenin üstüne yazacaklarıma çok üşendim.Üşenmek kelimesinin
ingilizcesi yok bu ara sanırım ,bir kaç kişiye sordum ;tek bir popüler yanıt
aldım.Bakalım bir işgüzar bulup da yorum olarak yazacak mı?Yapmayın.Bugün
yanılmak istemiyorum.
Yanılmıyorsam 14 günüm kaldı.Bir yandan neden bulamama
rağmen evime dönmek istiyorum.10 gün sonra gitmek isteyeceğimi bile bile.Büyük
bir cam kavanozun içine beni ve istediğim 20 şeyi koyarsanız ,size teşekkür
ederim,nankörlüğün alemi yok.Ama belli bir süre sonra oradan çıkamazsam yaşam
sürem aniden kısalabilir.Bazen doğmadan önce yanlış kurulmuş gibi hissediyorum.Tamam
dünya dönsün diye sıkılıyoruz da ,yaşım da geldi artık böyle ergenlikler ayıp
oluyor.
Yaptığım en ayıp şeyi düşünüyorum da.İyi ki yaptığım hiç bir
şeyden pişmanlık duymam diyecek kadar gerizekalı olmamışım geçmişte bu arada.Ya
filmlerden, kitaplardan beylik beylik laflar öğrenip öğrenip,siz kimsiniz,
nesiniz ,kimdiniz ,ne oldunuz ,neydiniz,neyse.Buna sonra kızacağım.Bir
arkadaşımın babasının kötü bir alışkanlığıyla dalga geçmiştim.Hem de onun
fazlasıyla önem verdiği ve neredeyse benim yerime kutladığı doğumgünümde ,onca
uğraştığı gece.Günah da mı çıkarmayak?Burası benim.Şunu açın.
Bir şeylerin benim olmasından nefret ederim.Yeterince değerlendirmediğimde insanların uyarmasını,umursamadığımda kınamalarını ve kalbi kırıldığında suçlamalarını sağlıyor.Açık büfe yaşamak en rahatı düşününce.Sevmesen bile yemeğin oraya konuyor olması,yersen yersin,yemezsen israfçı olmazsın.Kimse gözlerini sana dikmez.Bunun dışında ne yapacağımın söylenmesinden nefret ederim, trafik ışıklarına da buradan lanet olsun.
Lahmacunu bazı yakın akrabalarımdan daha çok özlediğimi
söylemiş miydim?Ve hayata şu an bir eklenti yapabilseydim kamuoyu araştırmasında
çıkacak 100 popüler şey ve lahmacundan sonra hayata istatistik eklentisi koymak
isterdim.GTA oynayanlar bilir,istatistikler bölümünde kaç polis vurduğunuz,kaç
araba patlattığınız,kaç kurşun atıp kaç kız kestiğiniz yazar.Düşünsenize
girdiğiniz tuvaletlerin yüzde kaçı alaturkaydı,kaç kere kıskandınız,kaç kere
beğenildiniz,kaç poğaça yediniz,yüzde kaçı kaşarlıydı,tanışsanız seveceğiniz kaç
insan yanınızdan yürüdü geçti,kaç kere sex yaptınız,hayatınızın toplam kaç
dakikası çay içerek geçti,kaç farklı insanla konuştunuz,keşfetmediğiniz kaç ruh
eşiniz var,kaçını buldunuz,kaçını başkası sizden önce buldu , sen kaç kere
sakinleştirdin,ehlileştirdin ve daha biri sürü şey.
Ruh eşi demişken hayatımız boyunca bu kadar kısıtlı insan
tanırken nasıl bulduğumuz kişinin doğ...Yok hayır.Bu sefer değil.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder