Zayıf kızların ( Çağrı vb.) rüzgardan uçmamak için çantalarına
ağırlık koyduğu bu günler, yağmur da yoksa pek çekilmiyor.İzmir kimlik
bunalımını çözene kadar ben ve çevremdeki çoğu kişi inlerimize çekilmiş durumdayız.Pek
keyifli insan görmüyorum etrafta,çoğumuzun hayatı 0-0 biten bir maçın özeti
gibi,herkesin de ortak yalanı ‘havalar’ ..Burada yazılanlar,çizilenler gerçek kişi ve olaylardan esinlenmiştir.Üzerinize alının,gerçek hayatta kullanın..
17 Aralık 2013 Salı
Melankolik Havalar
Zayıf kızların ( Çağrı vb.) rüzgardan uçmamak için çantalarına
ağırlık koyduğu bu günler, yağmur da yoksa pek çekilmiyor.İzmir kimlik
bunalımını çözene kadar ben ve çevremdeki çoğu kişi inlerimize çekilmiş durumdayız.Pek
keyifli insan görmüyorum etrafta,çoğumuzun hayatı 0-0 biten bir maçın özeti
gibi,herkesin de ortak yalanı ‘havalar’ ..11 Eylül 2013 Çarşamba
Hoşlanmak
Uzun süreden sonra sınav haftası
olmadığı halde yazıyorum.Eminim hepiniz balkonumun aşağısında yazı yaz eylemi
yapmaktan yorulmuştunuz.Bugunkü yazıda tabii ki yine dünyayı kurtaracağım.Yediğim
poğaça kağıdını çöpe götürürken bir kaç milisaniye düşündüm,farklılık yapıp
kadın-erkek ilişkileri hakkında yazmaya karar verdim.Öncelikle şunu bir arkadan çalıyoruz ..
Dünyada google'da sayısını
aratmaya üşendiğim milyarlarca insan var .Her gün binlercesi doğuyor,okula
başlıyor,birilerini beğeniyor,küçükse saçını çekiyor,büyükse iterek
çekiyor,sevişiyor,hayal kuruyor,hayal kırıklığı yaşıyor,dediklerine göre aşık
oluyor,aldatıyor,aldatılıyor,müzik dinliyor,en sevdiği müzikleri birbirine
gönderiyor,beraber dinleyip kendinden geçiyor,ayrıldıktan sonra yalnız dinleyip
dinleyip üzülüyor,aralarındaki ilişkiye devleti de dahil edip evleniyor,bazen
seviniyor,genelde kötülerden etkilenip iyilerle dertleşiyor,bazen bütün gün
plastik plastik gülümsüyor..
Yukarıdaki bahsettiğim
milyarlarca insan içinden milyonlarcası belli aralıklarla birilerinden
hoşlanıyorlar.Peki iki insanın birbirinden hoşlanmasına neler etki ediyor?Bazılarınız
içinden her insan farklıdır,herkes farklı şeyler arar diyecek olsa da ben öyle
düşünmüyorum.Ne kadar farklı olsak veya öyle göstermeye çalışsak da genetik
olarak karşı cinste bizi etkileyen özellikler
var..
2 Eylül 2013 Pazartesi
Bağlanma Korkusu
Son 20-30 yıldır
insanoğlunun en acımasız duygusal hastalığı… Bağlanma korkusu. Neden bu kadar
büyük bir sorun olduğuna gelince aslında bunu kızlara sorup, onlardan
duymalıyız. Bağlanma korkusu olan erkekler yüzünden her yıl yüz binlerce ilişki
bitiyor ve bir o kadarı başlayamıyor..
27 Ağustos 2013 Salı
Senaryolar
Merhaba yine
ben.Balığım uzun süren bir depresyona girdi,onunla ilgileniyordum bu
yüzden yazılara biraz ara vermek zorunda kalmıştım.Neyse ki uzun süren
konuşmalar ve birkaç dişi balıktan sonra kendini toparladı.
Bu yazı biraz daha
bilimsel olacak,çünkü yazmaya psikoloji dersinden çıkınca karar
vermiştim.Derste insan ilişkilerinin basit temellerinden söz ediliyordu ve
aslında baktım ki pek de basit değildi.Barış ve İrem benim bu dersten çıkınca
olan halimi pek beğenmese de ,siz beğeneceksiniz…
25 Ağustos 2013 Pazar
Sorun Sende Değil,Kimde?
”O kızda bende olmayan
neyi buldu? Neyi eksik yaptım? Mükemmel olması için her şey vardı, yürüseydi
iyiydi… Vay efendim ne hayaller kurmuştum, ne oldu? Ne yapmaya çalışıyor? Çocuk
mu bu çocuk, neden ilkokul terk gibi davranıyor? Hepsi yalan mıydı? Hiç mi bir
şey hissetmedi? Dalga mı geçiyor benimle? Durup dururken olmuyor diyor,
olmayacak ne var atom mu parçalıyoruz?”
Bu düşünceler hayatına
tek kişiyle kalamayan veya çapkın (ya da ne derseniz) bir erkek girmiş tüm
kızların aklından geçiyor kaçınılmaz son geldiğinde. Kızların anlayamadığı ise
bunlar şizofren mi, neden dün ağzında çiçekle keman çalan ‘romantik kokarca
pepe’yken, bugün ‘beynini yemiş primat’ gibi davranıyorlar?
Kan Emici Erkekler
Biz küçüktük. Bütün
yaşıt kızların hayali olmak tabii ki çoğumuzun ütopyasıydı. Bunun için
basketbol takımına girmeye çalışıp, gitar çalmayı öğrenirdik. Biraz büyüdük
liseye geldik, o zaman da birer rockstar, Lee, Duncan, oyuncu, reklam yıldızı
veya en basitinden bir an önce üniversiteli olmamız gerekiyordu. Artık işimiz
daha zor, şimdi vampirliğe göz diktik…
Kızların şu sıralar
vampir modası var. Benim de sınav haftam, o zaman böyle konular için yazı
yazmamın tam vakti dedim ve bu konuyu araştırdım biraz (araştırmadım); nedir bu
vampirlerin çekiciliği, neden bu kan emiciler bu kadar etkileyiciler?
24 Ağustos 2013 Cumartesi
Yalnızlar Şehri
Evet
yine sınav dönemi,yine bir yazı.Sınav dönemi akşamları beğendiğim bir şarkıyı
fizy’den açıp tekrara alıp yazı yazmak kötü bir alışkanlık haline geldi.Bu
akşamki takıntım bu efenim,buyrun dinleyin.
Hani derler ya
‘insanların hayatı kısır döngüdür’,tekrar tekrar aynı şeyleri farklı
insanlarla, farklı yerlerde, farklı zamanlarda yaşayıp ; aynı senaryoya göre,
aynı sürelerde,aynı nedenlerle ,aynı sonuçlarla yaşayıp duruyoruz.Hepsinde de
aklımızda ‘belki bu sefer ?’ sorusuyla ..Ama biz değişmediğimiz zaman, bunun
bebeklere veya zihinsel engellilere oynatılan üçgen ,kare ,yuvarlak
boşluklardan o şekildeki legoları geçirmeye çalışılan oyundan farkı yok
aslında.Sürekli üçgenden kareyi geçirmeye çalışan bizler, ya her seferinde suçu
‘kısmet değilmiş’ diyip kadere atıyoruz ya da o boşluğu artık kıra döke oyunu
bozup saçma ilişkiler yaşıyoruz.
Benim
gözlemlediğim kadarıyla konu, genelde herkesin başından birkaç ‘ağrıkesici’
ilişkiden sonra anlamlı bir ilişki geçmesiyle,bunu sürdürebilenlerin sıkıcı
sıkıcı 120-130 yıllık ilişkilerine devam ederken,beceremeyenlerin ayrılıp
bekarlık sultanlık moduna geçmesiyle başlıyor.
Yalnızlık ve Anestezi
Her gün binlercemiz
yeni bir ilişkiye başlıyor ve belki de bu sefer yalnızlıklarını
dindirebileceklerini düşünüyorlar.Ve her gün binlercemiz ilişkilerini bitirip
acı gerçeği gözleri tekrar kapanana kadar görmeyi sürdürüyor….
Peki nereye varacağız?Dindiremeyeceğimizi bile bile tekrar tekrar denemeye devam mı etmeliyiz,yoksa artık pes edip arayışa ‘dur’ mu diyeceğiz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





