Son uzun yaz tatilim kaldığını ve bunun da pek uzun olmadığını ilk farkettiğimde,pek bir şey hissetmedim.Sanki öbürlerinde 1 ay geçtikten sonra newtona saygımdan uçup kopmuyordum da ,buna şikayet edeyim.Neyse ki bir şey bitince önem vermekte bir dünya markasıyım da Güney Amerika biletlerine bakıyorum belki güzel geçer diye.Siz de haftanın tamamı yağmur yağan ,tropikal sahillerde nedensiz neşeli insanların arasında hiç tatmadığınız enfeksiyonlar ve yiyeceklerle dolu bir kaç hafta geçirmek isterseniz aklınızda bulunsun.
Ayrıca farkettim ki şu hayatta çamaşır yıkamanın ve asmanın verdiği huzuru bulabildiğim pek bir şey yok.Hem yapman gerekiyor olduğun bir işi yapmanın rahatlığı,hem konulan ekstra yumusatıcının verdiği güzel kokular bir yana, yıkanmasını beklerken sana kalan hayatındaki en özgür zamanlar..Dizi mi izlemek istersin,duvar mı yoksa iki satır bir şeyler okuyup müzik mi dinlersin tamamen sana kalmış.Allahım bayılıyorum.Çamaşır makinesi olmak istemememin tek nedeni kendimi izleyemeyecek olmamdır.
TUS denen yarışta kendimi aramıyorum,olmaktan korktuğum yere varmam için bile bir kaç ay çalışmalıyım.Hem zaten savaşmazsan kaybetmezsin,değil mi?Ciddiyet bir yana,sınav için yaptığım tek şey içimde kıpırdanan bir şeyler yapmak isteğini yok etmek.Bu konuda iddialıyım.Gerekli oyunları bilgisayara kurduktan sonra,gelen bütün 5 km menzil dışındaki teklifleri görmezden gelerek başladım.Ortalama bir yeminli mali müşavirin hayatındaki heyecanı geçmeyecek aktiviteler dışında en son şubatta denize girmiştim.O günden bugüne beni ararsanız,çok da uğraşmazsınız.Hala kadınlar ve erkeklerle ilişkileri hakkında ahkam kesmedim değil mi?Yaşlandığıma mı üzüleyim,ergenliğim bitiyor mu ona mı sevineyim bilmiyorum.Sonuç olarak demem o ki umarım bir gün aynı duvarı izlemekten zevk alacağımız insanlar olur.İyi akşamlar.
umarım..
YanıtlaSil