24 Ağustos 2013 Cumartesi

Yalnızlar Şehri

     Evet yine sınav dönemi,yine bir yazı.Sınav dönemi akşamları beğendiğim bir şarkıyı fizy’den açıp tekrara alıp yazı yazmak kötü bir alışkanlık haline geldi.Bu akşamki takıntım bu efenim,buyrun dinleyin.
Hani derler ya ‘insanların hayatı kısır döngüdür’,tekrar tekrar aynı şeyleri farklı insanlarla, farklı yerlerde, farklı zamanlarda yaşayıp ; aynı senaryoya göre, aynı sürelerde,aynı nedenlerle ,aynı sonuçlarla yaşayıp duruyoruz.Hepsinde de aklımızda ‘belki bu sefer ?’ sorusuyla ..Ama biz değişmediğimiz zaman, bunun bebeklere veya zihinsel engellilere oynatılan üçgen ,kare ,yuvarlak boşluklardan o şekildeki legoları geçirmeye çalışılan oyundan farkı yok aslında.Sürekli üçgenden kareyi geçirmeye çalışan bizler, ya her seferinde suçu ‘kısmet değilmiş’ diyip kadere atıyoruz ya da o boşluğu artık kıra döke oyunu bozup saçma ilişkiler yaşıyoruz.
    Benim gözlemlediğim kadarıyla konu, genelde herkesin başından birkaç ‘ağrıkesici’ ilişkiden sonra anlamlı bir ilişki geçmesiyle,bunu sürdürebilenlerin sıkıcı sıkıcı 120-130 yıllık ilişkilerine devam ederken,beceremeyenlerin ayrılıp bekarlık sultanlık moduna geçmesiyle başlıyor.
Herkes ayrılınca bunun artık son olduğunu,bir daha kimseyle çıkmayacağını,yalnızken her şeyin yeterli olduğunu söyler.Eminim ya böyle dediniz,ya böyle diyen birini tanıdınız ya da How İ Met Your Mother izlediniz.Aslında ben de ‘özlediğiniz biri yokken yalnızlık çok güzeldir.’ i savunanlardanım.Gel zaman git zaman aradan belli bir süre geçiyor , şeytan o yukarıdaki ‘belki bu sefer? ‘sorusunu yine kulağımıza fısıldıyor.Yine ciddi,gerçek bir ilişki yaşayıp hayatımızı anlamlandırma çabaları başlıyor..Ama dediğim gibi ne biz değişmiş oluyoruz,ne ararken bulacağımız insan diğerlerinden farklı oluyor.Bu arada şarkı değişti. 
     
     Neyse biz yine kendimizi yeni bir ilişkiye açık hissedip,yeni umutlarla arayışımıza yelken açıyoruz.Goethe’nin çok sevdiğim bir sözü vardır ‘arayan bulur’,yine buluyoruz birilerini,o sevgi açlığıyla saldırıyoruz ilişkiye.Bu sefer her şey farklı olacak diye düşünüyoruz falan derken hoooop,ordayız.Aşk sandığımız şeyin sadece kendimizi değerli hissetmek için karşı tarafı yüceltmekten ibaret olduğunu anlıyoruz yine aynı sorunları yaşayıp,aynı sona yaklaşırken..
     Gece gece bunları içinizi karartmak için yazmadım tabii ki   .Demek istediğim şey, insanın bu zaman zaman gelen sevgi ataklarıyla,kendi arayarak bulduğu insanlar asla doğru kişi olamaz; çünkü zaten bulduklarımız,aradıklarımız daha önce deneyip de yapamadığımız tipte insanlardır.O kare o üçgenden geçmez yani,zorlamak sadece bu döngünün bir tekrarı daha demektir.Peki bu insanlarla olmazsa geriye kimler kalıyor? Biz halimizden memnunken,yani sevgiye muhtaç değilken ,özellikle aramazken hayatın bize getirdiği insanlar ..
     Aslında hayatın bize istemediğimiz zamanda getirdiği insanlarla yaşadığımız iyi bir şey; ama kötü yanları da var.İyi yanları arasında böyle başlayan ilişkiler ihtiyaç değil,paylaşım ilişkisi olur.İnsan sevgiye ihtiyaç duyarken karşıdakinden sadece sevgi bekler;anlaşmayı, beraber hoş vakit geçirmeyi ikinci plana atar,’beni sevsin,nefes alsın yeter’ moduna geçer argo tabirle.Ama zaten halihazırda iyiyken birinden hoşlandığında ondan gerçekten hoşlanır.Onun maç izlemesini,okuduğu kitapları,gülümsemesini,dinlediği müzikleri,sevdiği poğaça türünü,gözlerinin şeklini,saçmalamasını,en sevdiği cafeyi sever.Böylece o öfori etkisi geçince ortaya çıkacak konuşamama,paylaşacak bir şey kalmama sorunları baştan eler.En kötü sıkılınca gider en sevdikleri cafede ,en sevdikleri poğaçayı yer,sevdikleri müzikleri dinler.
     Kötü yanları arasında da aramazken bir insanı bulmak zordur.Şöyle yüksek bir yerden kalabalık şehirlere baktığımda hep korkmuşumdur mesela.Yüksekten değil yanlış anlamayın,binlerce bina milyonlarca insan arasından o kişiyi bulmak,rastlamak gerçekten düşük bir olasılık çünkü.Aslında bu çok riskli bir kumar,insan ya sonsuza kadar bekleme riskini alır ,gerçek olmayan bir ilişki yaşamaz ,ya da pes edip ihtiyaç duyduğu için birileriyle çıkar,ona katlanır.Herkesin en korktuğu şey tam olarak hoşlanmadığı biriyle hayatını geçirmektir heralde.Hatta Barış’la çok yakınımızda pes edip böyle yapan bir örnek var,gerçekten içler acısı..



     Sonuç olarak ne derler bilirsiniz ;‘Anlamlı ilişki isteyerek olmaz,anlamlı ilişki istemeyerek olur.’Demedilerse de ben demiş olayım , iyi geceler ..

2 yorum:

  1. Öncelikle slm.Sitenizi gezdim dolaştım çok hoşuma gitti emeginize saglık.Sizide ben siteme beklerim hem sitenizi ekleyerek sitenizin reklamını linkini ücretsiz paylaşmış olurum .AYRIYETEN LİNK VE BANNER TAKASI YAPMAK İSTERSEN sitemden veya ysn34ysn34@hotmail.com a-mailden ulaş.
    www.sinavdonemi.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle slm.Sitenizi gezdim dolaştım çok hoşuma gitti emeginize saglık.Sizide ben siteme beklerim hem sitenizi ekleyerek sitenizin reklamını linkini ücretsiz paylaşmış olurum .AYRIYETEN LİNK VE BANNER TAKASI YAPMAK İSTERSEN sitemden veya ysn34ysn34@hotmail.com a-mailden ulaş.
    www.sinavdonemi.blogspot.com

    YanıtlaSil